İzmir’de terle düşünürken Karaman’a uzanan o garip iklim merakı
Sizi Qhn’da “Karaman’ın iklimi nasıldır” konusuyla ilgili özenle hazırlanmış bu içeriğe bekliyoruz.
İzmir’de yazın ortasında yaşıyorsanız iki şey öğreniyorsunuz: Birincisi, güneşle kişisel bir husumetiniz oluyor. İkincisi, insanların “hava güzel ya” cümlesine artık sinir sisteminiz otomatik tepki veriyor.
Geçen gün yine Kordon’da oturmuşum. Sandalyeye yapışmışım resmen. İç sesim şöyle:
“Bu güneşin bir duygusu var ve kesin bana karşı.”
Yan masada arkadaşım Murat çay içiyor. Ben buzlu suya sarılmışım, sanki hayatım ondan ibaret.
Murat bir anda telefonu kaldırdı:
— “Kanka Karaman’a taşınsam mı ya?”
Ben direkt refleksle:
— “Sen mi? Güneşte iki dakika durunca gölge arayan sen?”
İşte o an başladı her şey. Çünkü konu bir şekilde döndü dolaştı ve ben kendimi şu soruyu Google’da ararken buldum:
Karaman’ın iklimi nasıldır?
Karaman’ın iklimi nasıldır? diye başlayan hayat sorgusu
Şimdi dürüst olayım. Ben bu soruyu ilk gördüğümde bilimsel bir merakla değil, tamamen “orası İzmir gibi mi, değil mi?” paniğiyle sordum.
Çünkü İzmir’de hava bazen “tatil cenneti” gibi davranıyor, bazen “sauna aboneliği almışsın” gibi.
Karaman’a dair ilk öğrendiğim şey şu oldu: Karasal iklim.
Ben bunu okuyunca iç sesim:
“Karasal mı? Yani… duygusuz mu?”
Tabii ki değil. Ama benim beynim o an her şeyi kişiselleştirmişti.
Karaman’ın iklimi nasıldır? sorusu aslında çok basit: Yazları sıcak, kışları soğuk, yağış az, gece-gündüz farkı yüksek.
Ama bunu yaşamak… işte o ayrı bir film.
Yazlar: Güneşin ‘ben buradayım’ diye bağırdığı dönem
İzmir’de yaz sıcaksa, Karaman’da yaz “ben buradayım ve gitmiyorum” seviyesinde.
Bir arkadaşım anlatmıştı:
— “Kanka Karaman’da gölgede bile güneşle pazarlık yapıyorsun.”
Ben bunu duyunca güldüm ama sonra düşündüm. Gölgeyle pazarlık yapmak ne demek?
Muhtemelen şöyle:
— “Bak ben burada 10 dakika durayım, sen de beni pişirme tamam mı?”
Karaman’ın iklimi nasıldır? sorusunun yaz kısmı aslında şöyle özetlenebilir: Güneş direkt, net ve iddialı.
İzmir’de bile bazen deniz esintisi “merhaba ben buradayım” der. Karaman’da o esinti biraz daha çekingen galiba.
Bir yaz sahnesi hayal ettim:
Bir Karaman sokağı, öğle vakti. Köpekler bile “ben bunu sonra yürüyorum” modunda.
Bir adam gölgede duruyor.
İç ses:
“Ben burada eriyorum ama karakterim güçlü.”
Kışlar: Sessiz ama unutulmaz bir soğuk
Şimdi gelelim Karaman’ın kışına.
Ben İzmirliyim ya, kış deyince aklıma üç şey geliyor:
1. Yağmur
2. Montu yanlış seçmek
3. “Bence bu hava o kadar da soğuk değil” deyip hastalanmak
Ama Karaman için tablo biraz farklı.
Karaman’ın iklimi nasıldır? sorusunun kış cevabı şöyle: Soğuk, kuru ve net.
Net ne demek biliyor musunuz? Soğuk sana sürpriz yapmıyor. Direkt söylüyor:
— “Ben geldim.”
Bir arkadaş ortamında hayal ettim:
— “Hava nasıl orada?”
— “Kanka nefesin bile görünür.”
Ben bu cümleyi duyunca resmen içim üşüdü.
İzmir’de insanlar kışın bile deniz kenarında kahve içebilirken, Karaman’da muhtemelen kahve “ben biraz içeride bekleyeyim” diyordur.
Benim kışla kişisel kavgam
Ben zaten soğuğa karşı dramatik biriyim. 18 dereceyi görünce mont aramaya başlıyorum.
Bir gün bunu Murat’a söyledim:
— “Ben 18 derecede üşüyorum.”
Murat bakmadan cevap verdi:
— “Sen İzmir’in tropik versiyonusun.”
Şimdi Karaman’ı düşününce içimden şu geçti:
“Ben oraya gidersem muhtemelen hava ile sürekli duygusal ilişki yaşarım.”
Karaman’da gündüz-gece farkı: İlişki gibi inişli çıkışlı
Karaman’ın iklimi nasıldır? sorusunun en ilginç kısmı bana göre şu: Gündüz ve gece arasındaki fark.
Gündüz sıcak, gece serin.
Bu bana toksik ilişkiyi hatırlattı.
Gündüz:
— “Seni yakıyorum ama iyi niyetliyim.”
Gece:
— “Biraz uzak duralım, mesafeye ihtiyacım var.”
İzmir’de bu kadar dramatik geçişler yok. Bizde hava genelde “kararsız ama tatlı” modunda.
Ama Karaman daha net. Netlik bazen iyi, bazen insanı biraz sarsıyor.
Rüzgar meselesi: Görünmeyen karakter
Rüzgarı hafife almayalım.
İzmir’de rüzgar saçımı dağıtır, Karaman’da muhtemelen insanın ceketini karakter testi gibi sınar.
Bir sahne hayal ediyorum:
Karaman sokakları. Bir insan yürümeye çalışıyor.
Rüzgar:
— “Nereye gidiyorsun?”
İnsan:
— “Market.”
Rüzgar:
— “Emin misin?”
Bu diyalog bana fazla gerçek geldi.
Karaman’ın iklimi nasıldır? sorusu bu yüzden sadece sıcak-soğuk değil, aynı zamanda “doğa ile pazarlık” meselesi.
İzmir vs Karaman: İki farklı hayat ayarı
Bir gün arkadaş grubunda bu konuyu açtım.
Ben:
— “Karaman’ın iklimi nasıldır acaba?”
Elif:
— “Google’a bak.”
Murat:
— “Ya bırak İzmir’i sev.”
Ama ben o an zaten zihinsel bir yolculuğa çıkmıştım.
İzmir:
Nemli
Deniz kokulu
Saç düşmanı
Karaman:
Kuru
Net sıcak / net soğuk
Sürprizsiz ama sert
Ben arada kaldım.
İç ses:
“Sen aslında ne istiyorsun?”
Cevap veremedim.
Paketleme hatası: Karaman’a giderken İzmir kafasıyla hazırlanmak
Bir ara ciddi ciddi düşündüm: “Ya Karaman’a gitsem?”
Hemen çanta hazırlama senaryosu başladı.
Ben:
— Tişört
— Şort
— Terlik
Sonra Google:
“Karaman’ın iklimi nasıldır?”
Google:
— “Mont.”
Ben:
— “Ama yaz değil mi?”
Google:
— “Mont.”
İşte o an hayatımın küçük kırılmalarından biri oldu.
İzmir mantığıyla Karaman’a gitmek, kışın denize girmeye çalışmak gibi olabilir.
Arkadaş tepkisi: Gerçeklik tokadı
Murat’a tekrar sordum:
— “Orada yazın ne giyilir?”
Murat:
— “Kanka orada yazın gölge giyilir.”
Bu cümleyi hâlâ çözmeye çalışıyorum.
Karaman’ın iklimi nasıldır? sorusunun bende bıraktığı şey
Bütün bu araştırmaların sonunda fark ettim ki mesele sadece hava değil.
Ben aslında “Karaman’ın iklimi nasıldır?” sorusunu sorarken kendi konfor alanımı test ediyormuşum.
İzmir bana yumuşak bir hayat sunuyor. Karaman ise daha keskin bir gerçeklik gibi duruyor.
Ama garip olan şu: İkisini de anlamaya çalışırken kendimi daha çok tanıdım.
Küçük bir iç konuşma
— “Sıcak mı istiyorsun, soğuk mu?”
— “Netlik istiyorum galiba.”
— “Netlik Karaman’da var mı?”
— “Var ama sert.”
— “Sen sertliği kaldırır mısın?”
— “İzmir güneşi bile beni yakıyor, sanırım kaldırırım.”
Bu konuşma bile kendi içimde komedi gibi.
Sonunda anladığım şey
Karaman’ın iklimi nasıldır? sorusu basit bir hava durumu sorusu gibi görünüyor ama aslında insanın konfor, alışkanlık ve dayanıklılık hikâyesine dönüşebiliyor.
İzmir’de güneşle kavga ederken, Karaman fikri bana başka bir şey öğretti: Her yerin havası farklı ama insanın alışma şekli daha belirleyici.
Belki de mesele şu:
Hava nerede nasıl olursa olsun, insan kendi iç iklimini taşıyor.
Benim iç iklimim ise hâlâ biraz İzmir güneşi, biraz Karaman soğuğu arasında gidip geliyor.
Qhn olarak “Karaman’ın iklimi nasıldır” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!